Sinema Atölyesi Seminerleri 7: ‘Film Yapım Süreci ve Yapımcılık’

Image

 

 Film yapım süreci ve yapımcılık konusunun konuşulduğu seminerin konuğu Oktay Berber’di. Öncelikle, konuğumuz filmlerin ideolojik olduğu konusundaki fikirlerini bizlerle paylaştı. Recep İvedik de dahil olmak üzere her filmin bir ideolojisi olduğu konuşuldu. Burada Recep İvedik’i örnek olarak vermesinin sebebi de bu tarz konularda en çok örnek verilen, tartışılan film olmasıdır. İdeolojiler doğrultusunda Amerikan sinemasında  geçmişte gösterilmesi zorunlu olan iki şey Amerika bayrağı ve kiliseyken, Türkiye’de TRT’nin tek kanal olduğu zamanlarda viski içmek ve eve ayakkabıyla girmek olduğunu belirtti. Sebebi de tahmin edileceği gibi batılılaşma…

 Söyleşide birçok konuya değinilirken bunlardan birisi de film eleştirmenleri oldu. Gişe ve sanat filmi arasındaki farkların oluşmasındaki en önemli etkenin film eleştirmenleri olduğu konuşuldu. Sizler bu görüşe katılır mısınız bilmiyorum ancak yönetmen/senarist Oktay Berber’in düşüncesi bu yöndeydi.

 Set ortamının önemiyse Oktay Berber’in üzerinde en çok durduğu konulardan biriydi. Özellikle bizim gibi iletişim fakültesi öğrencileri için bunu sıkça tekrarlayıp tavsiye etti. Küçük işlerden başlayarak sette bulunmanın, orada usta-çırak ilişkisi sayesinde mesleği öğrenmenin daha yararlı olabileceği konusundan bahsetti. Okulda öğrendiğimiz teorik bilgilerin yanında tecrübenin önemini vurguladı.

 Bütçenin önemi, yapımcılık konusunun ana başlığıydı diyebilirim. Üretim süreci ve yapım aşamasında sadece fikir ve yaratıcılığın olması yetmiyor maalesef. Burada da bütçe ve beraberinde de yapımcı devreye giriyor. Ancak yetersiz olunan konulardan birisi de yapımcılık. Yönetmen, iletişim fakültelerinin yanı sıra bir de yapımcılık bölümünün açılmasının yapımcılık mesleğini daha profesyonel hale getirebileceği hakkındaki düşüncelerini paylaştı.

 Oktay Berber, seminer içerisinde senaryo ve Türk sineması hakkındaki fikirlerini de bizimle paylaştı. Kendisi de senarist olduğu için senaryonun önemini ve oyuncuyla oluşması gereken kimyasını bize aktardı. Herkes senaryonun işçisidir, senaryoya hizmet eder sözünden de yola çıkarak senaryoda evrensellik, sen olsan nasıl bir senaryo yazardın fikirleri üzerinde tartıştık. Türk sinemasının örnek alması gereken sinemanın Bollywood olduğu konusundaki fikirlerini bizimle paylaştı. Yönetmen,  Türk sinemasının tam olarak kendini tanıtamamasının sebebinin, Türk sinemasının belirli,temel özelliklerinin var olmaması durumundan olduğunu belirtti. Türkiye’deki festivallerin de yetersizliği ve diğer festivalleri aşamaması hakkında öğrencilerin de fikirlerini söylediği güzel bir seminer gerçekleşti.

 Seminerlerimizin sekizincisi olan ‘Kısa Filmin Retoriği’ sinema eleştirmeni ve yazar İhsan Kabil’in katılımıyla 14 Mayıs Salı günü saat 14.00’de MST cep sinemasında (C02) yapılacaktır. Katılımlarınızı bekliyoruz!

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s